loading

Passiflora (Bölüm 22) - Passiflora Yetiştirme Potansiyeli ve Uygun Bölgeler

Türkiye Haritasında Çarkıfelek: Passiflora Yetiştirme Potansiyeli ve Uygun Bölgeler

Bahçesinde tropikal bir esinti görmek ya da bu işin ticari üretimine girmek isteyen herkesin aklındaki o ilk ve en hayati soru şudur: "Benim bulunduğum bölgede Passiflora yetişir mi, kışı atlatır mı?" Passiflora her ne kadar tropikal bir Güney Amerika yerlisi olsa da, doğru tür seçimi ve doğru mikroklima yakalandığında Türkiye genelinde sandığımızdan çok daha geniş bir yetiştirme potansiyeline sahiptir. Gelin, ülkemizin coğrafi haritasını çarkıfelek gözlüğüyle inceleyelim ve hangi bölgenin ne kadar şansı var birlikte görelim:

1. Birinci Kuşak: Ticari ve Açık Alan Cenneti (Akdeniz ve Güney Ege)

Bu bölgeler, Passiflora’nın ticari anlamda en sevdiği, nazlanmadan açık alanda devasa hasatlar verdiği ana vatanı gibidir.

  • Potansiyel: Antalya, Mersin, Adana, Muğla ve İzmir’in sahil şeridi.
  • Durum: Kış donlarının neredeyse hiç uğramadığı, eksi derecelerin nadiren görüldüğü bu sahil kuşağında Passiflora edulis (mor meyveli ticari tür) açık alanda tarlalarda, çitlerde ve çardaklarda mükemmel sonuç verir. Yılda iki kez hasat alma şansı yüksektir. Yatırımcılar için en garanti kuşak burasıdır.

2. İkinci Kuşak: Nem ve Mikroklimaların Şifası (Karadeniz Sahil Şeridi)

İşte bizim buralar! Karadeniz'in o kendine has iklim özellikleri, Passiflora için sürprizlerle doludur.

  • Potansiyel: Rize, Trabzon, Giresun ve Artvin’in sahil şeridi.
  • Durum: Karadeniz sahil şeridi, nem oranı ve asidik toprak yapısıyla aslında bitkinin vegetatif (yeşil aksam) büyümesini çok sever. Kışlar ılımandır ancak buradaki en büyük risk, o meşhur mart ayındaki ani "küçük don" dalgalarıdır. Bu yüzden buralarda açık alanda yetiştirirken rüzgar almayan, kuytu güney yamaçlar (mikroklimalar) seçilmeli ya da en garantisi genç fidanlar için kış korumalı hafif seralar tercih edilmelidir. Doğru bakımla meyve kalitesi Akdeniz’i aratmaz.

Doğal Bir Şifa Kaynağı: Çarkıfelek (Passiflora)

Fotoğrafta gördüğünüz ikiye kesilmiş bu sulu meyve, tropikal iklimlerin sevilen lezzeti Passiflora’nın ta kendisi. Sakinleştirici ve rahatlatıcı etkisiyle bilinen büyüleyici çiçeğinin ardından olgunlaşan bu meyveler; C vitamini, lif ve antikoksidan açısından adeta bir depodur. Rize bahçemizde korunaklı ve güneş alan bir köşede yetiştirdiğimiz Passiflora, doğru bakım ve uygun toprakla Karadeniz ikliminde de neşeyle meyve verebildiğinin en güzel kanıtı.

3. Üçüncü Kuşak: Şanslı Cepler ve Hobi Yetiştiriciliği (Marmara ve Kuzey Ege)

  • Potansiyel: İstanbul’un denize yakın güney kıyıları, Yalova, Bursa’nın ılıman vadileri ve Çanakkale çevreleri.
  • Durum: Bu kuşakta ticari büyük bahçeler kurmak riskli olsa da, korunaklı güney cepheli duvar diplerinde, balkonlarda ve hobi bahçelerinde harika sonuçlar alınır. Kışın bitkinin üst gövdesi dondan zarar görse bile, kök bölgesini samanla, yaprakla (o üç katmanlı malçımızla) iyi korursanız, baharda kökten gelen o güçlü yeşil sürgünler yaz sonuna doğru yeniden çiçek açıp meyveye yatabilir.

4. Dördüncü Kuşak: Sadece Sera ve İç Mekan (İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu)

  • Potansiyel: Ankara, Konya, Erzurum, Diyarbakır gibi karasal iklimin hakim olduğu iller.
  • Durum: Kış sıcaklıklarının eksi 5, eksi 10 derecelerin altına saniyeler içinde düştüğü bu karasal coğrafyalarda Passiflora’nın açık alanda kışı sağ atlatması neredeyse imkansızdır. Ancak bu durum oralarda çarkıfelek yetişmeyeceği anlamına gelmez! Kışın ısıtmalı veya korunaklı seralarda, ev içinde bol güneş alan pencerelerin önünde büyük saksılarda bu nazlı güzel yetiştirilebilir ve hobi amaçlı meyve alınabilir.

Özetle; Türkiye, coğrafi çeşitliliği sayesinde Passiflora’ya tamamen kapalı bir ülke değildir. Akdeniz’de tarlada, Karadeniz’de korunaklı vadide ve serada, İç Anadolu’da ise saksıda... Doğru yere doğru türü yerleştirdiğimizde, bu "küçük ama üçbuçuk" mucizesinin mor meyvelerini ülkenin dört bir yanında kaşıklamak kesinlikle hayal değildir.

Kaynak: Ülker Tuğcu ve Gemini iş birliğiyle hazırlanmıştır.


Etiketler: