loading

YGV (Bölüm 11)_ Kokulu Üzüm ve Pekmez Şöleni

Doğu Karadeniz’de Ağaç Başında İmece: Kokulu Üzüm ve Pekmez Şöleni

Doğu Karadeniz’de sonbahar, toprağın değil ulu ağaç dallarının bereketiyle karşılanır. Bahçemizin başdağları olan Kokulu Üzüm (Isabella) ve bölgemizin yerli siyah üzüm çeşitleri, Eylül ayının ikinci haftası geldiğinde bizleri ağaç başlarında bir araya getirir.

Bizim coğrafyamızda üzüm bağda, yerde yetişmez; gücünü, suyunu ve yüksekliğini asırlık ağaç gövdelerinden alır. Ana bahçemizdeki hurma ağaçlarına ve çevredeki diğer ağaçlara sarılan asmalar, Eylül ortasında olgunlaşarak köyümüzde adeta bir şölenin habercisi olur.

Ağaç Bedeninde Bir Karadeniz İmecesi ve "Teretelli"

Ağaçtan üzüm toplamak hem dikkat, hem cesaret hem de ustalık gerektirir. Bizim yöremizde bu iş asla tek başına yapılmaz; çocuklar, akrabalar, komşular bir araya gelir. Bütün köyde aynı günlerde tatlı, telaşlı bir imece başlar.

Yüksek dallardaki üzüm salkımlarını toplamak için kuşaktan kuşağa aktarılan pratik bir çözümümüz vardır: Teretelli. İpe bağlı sağlam bir ağaç dalından veya sepetten oluşan teretelli, yukarıdaki toplayıcı tarafından doldurulur ve ip yardımıyla aşağıya, bekleyenlerin ellerine yavaşça sarkıtılır. Biz bu kelimeyi ve bu yöntemi ata mirası olarak öylece korur, kullanırız.

Kahkahalar, Kazanlar ve Çocukların Pekmez Neşesi

Bir yandan ağaçlardan üzümler indirilirken, diğer yandan bahçede büyük pekmez kazanları kurulur, odun ateşleri yakılır. Ağaçların altında ise günün en tatlı hareketliliği yaşanır: Çocuklar... Teretelli her aşağı indiğinde heyecanla etrafını sarar, avuçlarına doldurdukları taze üzüm salkımlarıyla bahçede kahkahalar atarak koştururlar.

Üzüm şırası kazanda kaynamaya başladığında, içine dilimlenmiş bal kabakları atılır. Kaynayan şıranın özüyle pişen o sıcak kabak dilimleri ilk olarak çocuklara dağıtılır. Yanaklarına ve ağız kenarlarına bulaşan o tatlı pekmez lekeleriyle birbirlerine bakıp gülüşmeleri, harman gününün en büyük neşesidir. Çocukların o şen çığlıkları ve coşkusu, yapılan tüm yorgunluğu bir anda unutturur.

Komşuluk, Şakalaşma ve Bir Yıllık Bereket

Hasat günü, sadece bir tarım faaliyeti değil; komşuluk bağlarının tazelendiği, kahkahaların yükseldiği bir bayram havasıdır. Yaptığımız pekmezler komşularla değiş-tokuş edilir; "Benim pekmez bu yıl daha kıvamlı oldu", "Bizim üzümün aroması bir başka" diye tatlı şakalar, tatlı rekabetler yaşanır.

Bazen bir günden fazla sürer bu tatlı yorgunluk... Günün sonunda şifa deposu pekmezler kaplara doldurulur, evlerin en güzel köşelerine taşınır. Bahçenin ve ağaçların bize sunduğu bu bereket, soframızı ve ruhumuzu bütün bir yıl boyunca beslemeye yeter.

Kaynak: Ülker Tuğcu ve Gemini iş birliğiyle hazırlanmıştır.

 


Etiketler: