İçimde her zaman, derinlerde bir yerde yeşile, toprağa ve doğaya karşı büyük bir tutku vardı. Profesyonel hayatın yoğun koşturmacasından sonra gelen o kıymetli emeklilik dönemi, bu tutkunun toprağa düşen ilk tohumu oldu. Benim için hobicilik, sadece bir zaman geçirme aracı değil; doğanın o muazzam ritmine ayak uydurma yolculuğuydu.
Bu serüvene ilk olarak 2019 yılının sonlarında, bahçemize küçük bir ev kurarak ve ilk meyve fidanlarımızı toprakla buluşturarak başladık. Zaman içinde bu heyecan katlanarak büyüdü; standart ağaç türü meyvelerin yanına rengarenk çalı türü meyveleri, sağlığımıza ve ruhumuza dokunan tıbbi aromatik bitkileri ekledik. Amacım hem zamanı en verimli, en huzurlu şekilde değerlendirmek hem de her bir bitkinin gelişimine şahitlik ederek doğanın dilini öğrenmekti.
Bugün geldiğimiz noktada, bu büyük tutku;
Farklı türlerin nazını çektiğimiz, her birinin bakımını özenle takip ettiğimiz 3 ayrı bahçe plotuna,
Bahçemizin huzurunu tamamlayan, gölgesinde dinlenip çayımızı yudumladığımız o ahşap salıncaklara,
Ve yaklaşık 8 ay önce heyecanla hayata geçirdiğimiz, kışın o zorlu şartlarında bitkilerimize yuva olan yarı açık seramıza dönüştü.
Toprakla didişerek değil, onunla dost olarak geçirdiğim bu yıllar bana o kadar çok şey öğretti ki... İşte bu web sitesi de tam olarak bu yüzden doğdu. Bahçemizde filizlenen her bir başarıyı, hatta o tatlı acemiliklerimizi ve tecrübelerimizi sizlerle paylaşmak, sizlerin de doğaya olan sevgisine ortak olmak ve dijital bir çay sohbeti tadında birlikte hoş zaman geçirmek en büyük mutluluğum.
Yeşile gönül veren, toprağın kokusunu içine çekmekten keyif alan herkesin bu dijital bahçede bulacağı bir hikaye var. Hoş geldiniz!