Meyilli Arazide Bir Çilek Serüveni ve Mor Altına Dönüşüm
Emekli olana kadar tarımla, toprakla hiç ilgilenmemiştim. Eğitim dünyasındaki 43 yıllık meslek hayatımdan sonra, içimde toprağa dönmek, bir alanda derinlemesine bilgi sahibi olup üretmek isteği doğdu. İlk iş olarak ailemizden kalan eski bir çay bahçesini sökmüş, araziyi olabildiği düzeyde düzleştirmeye çalışmıştık. Çardak, barbekü, yürüyüş yolları yapılmış ve bahçeyi yavaş yavaş çiçeklendirmeye başlamıştık.
İşte tam bu huzurlu ortamda aklıma bir fikir geldi: “Bu güzel bahçenin bir yerlerinde mutlaka bir şeyler üretmeliyim.”
Aslında niyetim süs bitkileri yetiştirmekti ve ana bahçemi tamamen bu işe ayırmıştım (ki halen de keyifle yetiştirmeye devam ediyorum). Sonradan işin içine bir de çilek yetiştirme fikri girince, ana bahçenin içinde bu yeni misafirlere ayıracak yer bulamadım.
Derken, aklıma sonradan adına “Meylli Bahçe” diyeceğim, yaklaşık 45 derece eğime sahip, 3x5 metrekarelik o alan geldi. Bu bölge, 3 metre eni ve 20 metre uzunluğu olan dik bir yamacın, tamamen yabani dikenlerle kaplı bir parçasıydı. Hemen üst tarafta yer alan çardaktan güneye doğru her baktığımda, "Bu zorlu alanı nasıl adam edebilirim?" diye düşünmeye başladım. Dürüst olmak gerekirse, bu tür işlerde kendimi hiç yeterli görmüyordum.
Yine bir gün, ailece akşamüzeri çardakta oturup demli çaylarımızı yudumluyorduk. Herkesin fikrini almak istedim ve ortaya bir soru attım: "Bu bahçede kendi emeğimizle bir ürün yetiştirmek istiyorum, sizce ne olmalı?" Gelen cevaplar genelde salatalık, maydanoz, biber gibi klasik sebzeler oldu.
Aslında ben kafamda iki bitkiyi çoktan seçmiştim: Çilek ve domates. Fakat ailede bunları söyleyen çıkmamıştı. Biz 5 kişilik çekirdek bir aileyiz. Ben kendi fikrimi açıklar açıklamaz gelinim heyecanla araya girdi: "Baba, kesinlikle çilek olsun!" dedi. Bu fikir o an oy birliğiyle kabul edildi.
???? İlk Kazma ve Yamaçtaki Kırmızı Mutluluk
Karar verilmişti ama önümde kocaman bir bilinmezlik vardı. Hemen araştırmalara başladım. Yabancı makaleler okudum, bilimsel videolar izledim.
İlk iş, o 45 derece eğimli olan dikenli araziye kazmayı vurmak oldu. İnsan boyu dikenleri temizledikten sonra yamaçta setler (teraslar) oluşturarak toprağı kademe kademe düzleştirdim. Çok dik olmayan, yaklaşık 3x5 metrekarelik bu yeni üretim bölgesini bir hafta boyunca gece gündüz çalışarak tel örgüyle çevirip tertemiz bir hale getirdim.
İnternetten sipariş ettiğim yaklaşık 100 civarındaki çilek fidesini 2021 yılının Mart ve Nisan aylarında toprakla buluşturdum. Belki profesyonel bir üretici kadar kusursuz değildi ilk hasadım, ama kendi ölçeğimizde yeterince çilek yetiştirmeyi başarmıştım. En önemlisi de neydi biliyor musunuz? Torunlar bahçeye geldiğinde asla çileksiz kalmadılar. Zamanla o meyilli yamaçtaki çileklerin yerini öyle bir ezberlediler ki... Bahçe kapısından girer girmez gözleri parlayarak "Dedeee, çilekler oldu mu?" diye koşmaları, o tatlı heyecanları her şeye bedeldi. Onlara hiçbir zaman "Hiç yok" demedim; yaprakların arasından mutlaka kırmızı bir mutluluk bulup çıkardık.
☀️ İnatçı Bir Aşk: 2. Senenin Muazzam Kalitesi
2022 yılına, yani işin ikinci senesine geldiğimizde artık tecrübelenmiştim. Bölgenin toprak ve iklim yapısı çilek yetiştirmek için hiç te yeterli değildi; Karadeniz'in nemi ve yağmuru bu narin bitkiyi sürekli zorluyordu. Fakat benim içimdeki öğrenme ve başarma azmi galip geldi. Günümün neredeyse yarısını o 3x5 metrelik alanda, çilek fidelerinin arasında geçirmeye başladım. Adeta onlarla nefes alıyordum. Bu yoğun emeğin karşılığını da aldım; ikinci yıl o kadar kaliteli, o kadar lezzetli çilekler ürettim ki görenler gözlerine inanamadı. Toprağa sevgi ve emek verildiğinde, iklimin bile size nasıl boyun eğdiğini o dik yamaçta bizzat yaşayarak öğrendim.
???? Dijital Sitemden Doğan Büyük Kırılma
Çilekleri büyütürken bir yandan da YouTube'da bu işin uzmanı olan popüler bir içerik üreticisini (YouTuber) adeta soru yağmuruna tutuyordum. Karşılaştığım her sorunu, yaprak klorozundan mantari hastalıklara kadar her şeyi ona soruyordum. En sonunda, sorduğum teknik soruların sıklığından ve bitmek bilmeyen merakımdan biraz bunalmış olacak ki, bana tarihe geçecek şu cevabı yazdı:
"Hocam, Rize'de o iklimde çilek yetiştirmek gerçekten kolay iş değil, sen çok büyük emek harcıyorsun. Ama bak, senin o bölgenin toprağı tam yaban mersinine göre. Sen yaban mersini yetiştirirsen çok daha rahat edersin, asıl başarıyı orada yakalarsın."
Aslında bu sözü bana çevremdeki bazı dostlar ve işi bilen başkaları da çıtlatmıştı. Fakat o YouTuber'ın net ve profesyonel tespiti, kafamdaki tüm taşları yerine oturttu. Karadeniz’in o inatçı, asidik ve bol yağmurlu doğasıyla savaşmak yerine, onunla iş birliği yapma vakti gelmişti. Bilimsel gerçeğe ve tecrübeye saygı duyup ikna oldum.
???? Mor Altına İlk Adım: Mart 2023
Takvimler Mart 2023'ü gösterdiğinde, çileklerin dönemini bu harika ve tatlı hatıralarla kapatıp setlerimizi yeni kahramanımıza hazırladık. Rize sahilinin ruhuna en uygun bitkiyi, yani Yaban Mersini'ni (Blueberry / Likapa) o meyilli arazide toprakla buluşturduk.
Çileğin o çocuksu neşesinden, yaban mersininin o asil ve disiplinli duruşuna uzanan bu geçiş, benim için sadece bir fide değişimi değildi. Bu adım; bahçemizde bir laborant titizliğiyle yapacağımız yeni denemelerin, kurulacak yarı açık seraların ve bugün binlerce kişinin ziyaret ettiği Topkaya Botanik dijital arşivinin ilk resmi, en kararlı başlangıcıydı...
02.08.2026
Kay: Gemini ile işbirliği içinde hazırlanmıştır